SAVUNMAM !
Bir gün adalet karşısına çıkarsa bu beden
Bilin ki ne rüşvet nede zimmettir bana atfedilen
Üç bilinmeyenli bir denklem
Adalet, anayasa, mahkeme denen
Yapmadığına katlan hile yada cebren
Sağım solum en yakımın ve çevrem…
Aynı gün hissedersin ensende soğuk bir nefes
Hani seni sevendi herkes
Şahsıma gelen Hain kılıklı bir dilenciden
Ya safım da ol der yada insafımda
Restine rest çekiyorum karşında
Seksen üç doğumlu 24 yaşında
Birini görürsen sakın şaşırma…
Belli ettin sen tarafını tosun
Utanma dilindensin yoksun,
Korkum yoktur kimseden ham dolsun
Dilinden ve gözünden düşse de bin parça yaş
Kimseyi inandıramazsın yavaş yavaş,
İnandır kendini yalanına,
Ağzın laf yapsın biraz,
Yoksa, senin ki de mi tıraş…
Bedava yaşıyorduk bir zamanlar bedava
Sonradana çıktı bu şahıslar arası kavga
Siyah bir mont kapkara bir gözlük bir de çanta
Karşımda oturmuş sırıtıyor, koskoca bir yalaka…
Korkumuz yoktur saklanmayız kimseden
Ne Sinagog nede kiliseden,
İnancı tamdır dini her hisseden…
Yeni değil bu karalama kampanyası
Aynı karanlık aynanın arkası
Kiminin televizyonu kiminin medyası
Yap yapabildiğin kadar haber, yayın ve belgesel
İster ulusal ol istersen yerel
Yarısı yazılı olsun yarısı görsel
Haber niteliği taşıyorsa bu nefer
Senin için her şeye değer…
Belden aşağı iyi çalışırsın
Bel ki deneyimli ve yaşlısın
Bırak kapıların hepsi açılsın
Sen aydıklara karanlık veren ışıksın
Kanaatimce ya deli yada kaçıksın.
Bilirim benden istediğin değildir para
Durumu zora sokup düşürmektir dara
Adres tarif istemez nerde istersen ara
Dünyanın yarısı ak, yarası da kara…
İki satır yazı var içimde
Biri senin biri benim dilimde
Senin ki kemik bende, benim ki tetik o da sende…
Yüce Türk mahkemelerine güvenim mahsus
Günümüz kutlu, yarınımız aydın,
Ülkümüzdür sonsuz…
Sezgin ŞEN.
Yüzüne karşı gülen,
Arkandan tüküren,
Kendi milletine şöven,
Düşmana dost
Dostta düşman
Sonsuzdur bunlara güven !
Bakın ! fettullah gülen…
Vakit gitti
Kaldı zaman
Dost diye sarıldığın yılan !
7 kıta 70 ülke dolan
Ekiliyor hepsinde arpacık, soğan.
Düşmana dost
Dostta düşman
Sonsuzdur bunlara kazan !
Dayın ! fettullah gülen…
Işığında mehtap olayım,
Fezada Samanyolu
Kanıyor içimde bir sızıntı
Yanı başımda uyuz bir kaşıntı
Hani, Dünyanın ortak dini barıştı !
Düşmana dost
Dostta düşman
Sonsuzdur bunlara iman !
Mayın ! fettullah gülen…
Yaptıkları iş gerçek
Bazen gazete radyo televizyon
Bazen de sinema dizi aksiyon
Belli ki yüklenmiş koca bir misyon
Medeniyetler arası diyalog
Ilımlı İslam ve anekdot
Düşmana dost
Dostta düşman
Yolsuzdur bunlara liman !
Rayın ! fettullah gülen…
Zaman zaman aradığınız oldu mu burçu
Hepimiz aynı gemide yolcu
Kimimiz solcu, kimimiz nurcu
İnancın Gölgesinde
Yitirilmiş Cennette Doğru
Çekirdekten Çınara
Fasıldan Fasıla.
Düşmana dost
Dostta düşman
Mahsustur bunlara imam !
Payın ! fettullah gülen…
İngiliz diline katkı ödülü
Kutlamak gerek sizin gibi bülbülü
Tarikatın kadar büyük dünya görüş
Bir gün haham, bir gün papa ile öpüş
Şüphem yok inancın tamdır kapan ve örtüş
Yahudi mi yoksa hıristiyani bir görüş
Ul’USA’lcı mı desem ! yahut milli görüş !
Düşmana dost
Dostta düşman
Yorumsuzdur bunlara cezan !
Yayın ! fettullah gülen…
İçimizde bir hain bir de köstebek
Fare mi yoksa deve desek
Kimine taş fırın kimine kepek
Yabancı bilip geçme
Bastığın toprakları bilerek
Her nur yüzlüden dost olmaz
Böyle dostun varsa düşmanın da olmaz
Sağından ve solundan
Refah mı, fazilet mi,
Saadet mi , ak mı desem
Yoksa koca bir tarikat mı desem !
Düşmana dost
Dostta düşman
Sorumsuzdur bunlarla gezen !
Fayın ! fettullah gülen…
Kimimiz yerde, kimimiz gökte
Kimimiz cihanın bir ucunda
Yeni dünyanın avucunda
FBI’ nın kucağında
Her şeyde bir fiyat bir rakam
Ya olduğun gibi görün
Yada göründüğün gibi ol
Ne fark eder hepsi aynı yol,
Düşmana dost
Dostta düşman
Sorunsuzdur bunlara gelen !
Zayın ! fettulllah gülen…
Saltanat değil mi bu senin bıraktığın
Biri gider biri gelir
Durmadan devletimi kemirir,
Zıplayıver yeşil, çekirge yeşil
100 yıldır aynı geleneği pişir
Hissettirmeden büyü ve kendini geliştir,
Hayra alamet değil bu, nasıl iştir !
Düşmana dost
Dosta düşman
Susuzdur bunlarla yüzen !
Safın ! fettullah gülen…
Onurun varsa içinde bir dilim
Kalk memleketine gel kardeşim!
Mahkemeye hesap ver de görelim
Dost musun düşman mısın bilelim!
Sürgün değil bu senin uzaklığın, sürüngenlik
Bendeki rejim belli, ATATÜRKÇÜ laiklik
Kayıtsız şartsız milletindir egemenlik.
Düşmana dost
Dostta düşman
Onursuzdur bunlarla yürüyen !
Satın ! fettullah gülen…
Kimedir başlattığın cihadın devletine mi yoksa dinine mi ?
Bu nasıl bir ırkçılıktır yaptığın, kendi vatanındır sattığın!
Karanlık güneşin arkasından doğan yeşil ordu
Devletin içinde yuvalanmış bir köstebek,
Hepsini yazdı Necip Hablemitoğlu tek tek,
Rahip fru, şeyh sait, said-i nursi hep aynı gelenek
Emperyalistlere hizmet eden köpek.
Düşmana dost
Dostta düşman
Nursuz kaçak sürüngen !
Saçın ! fettullah gülen…
Nur yüzlü bir adam!
Geriyor beni durmadan
Görüyor ki, hepsini yaradan
Kime dost, kime düşman !
Düşmana dost
Dostta düşman
Sorsan bilmezler Türkçe ezan !
Sakın ! fettullah gülen…
Sezgin ŞEN.
EVLAD-I FATİHAN
Şimdi hangi güç çıkartabilir beni bu topraklardan,
Vatan diye kan akıttığım diyardan,
10 Asır önce başladı bu destan,
Kimi yerde ateş, kimi yerde kor oldu,
Sanki Anadolu dan gelme Köroğlu,
Dalgalanmadıkça her evin direğinde bayrak,
Hiç kendini yorma, böyle olduğu gibi bırak,
Neyi beklemektesin hala, Neden
Ne zorluklarla kazandı bu toprağı, Deden
Fatihin İstanbul’u fethettiği, Beden
Sakarya da yırtıp attığındı sana biçilen, Kefen
Şimdi kim giydirebilir bana bu kefeni, Neden
Yırtıp atmadım mı bu bezi kendi elimden,
Çoğu yerde yasaklansa da dilim, bedenimden,
Hangi yasak ayırabilir benim dilimi, bedenimden,
En az 5000 senelik tarih gibi gemiden,
Yeniden doğacaksın yeniden,
Sende geçe bilirsin, geçilmez denen kaleden,
Sende yazabilirsin, yazılmaz denen tarihi kaleminden,
Biraz kandan,
Biraz Balkandan,
Türk öğün, çalış, güven,
Soydaş, muhacir, göçmen yada Türkmen,
Hepsi aynı ırkın bir evlatları,
Diyarı balkanın canlı hatıraları,
Emanet kaldı sana bunca vatan,
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Evlad-ı Fatihan…
CANLI HATIRA
AH MEMLEKETİM
KİMBİLİR ŞİMDİ NERDESİN, KİMLERLESİN
BURAM BURAM TÜTÜYOR GÖZLERİMDE HASRETİN , SEVDİĞİM
YAKIN DEĞİLSİN Kİ BİR KOŞUDA YANINA VARAYIM
DOYA DOYA SANA KANAYIM.
KİM AYIRDI BİZİ KİMLER KIYDI BİZE,
NE BİLEYİM .
BÖYLE OLSUN İSTEMEDİM
SENİ; BEN TERKETMEDİM.
SEN DE İYİ BİLİYORSUN Kİ
AYIRDILAR BİZİ BİRBİRİMİZDEN
BİR O YANDA SEN,
BİR BU YANDA BEN,
BAZILARININ GÖZÜNE BATTIK
DİLİMİZ FARKLI, DİNİMİZ FARKLI İDİ
ÇÜNKÜ, BİZ FAKLI İDİK,
BAŞTAN BAŞA FARKLI İDİK ONLARDAN
VE AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMAKTAN,
KİM NE DERSE DESİN,
İSTER BULGAR MÜSLÜMANI
İSTER YUNAN MÜSLÜMANI DESİN
BUNUN ADI BELLİ İDİ,
TÜRKLÜĞÜ YOK ETMEK İÇİN BALKANLARDAN
İTTİFAK YAPTI HAÇLILAR KALKANLARDAN
İÇİM İÇİMİ YİYEN BİR HASRET VAR DUYGULARIMDA
BUNUDA YAZMAK İSTİYORUM 3-5 SATIRDA
AMA NAFİLE YAZMAKTA YASAK SANA,
BAKMAKTA YASAK DEDİLER,
BEN BİR BİREYİM
SÖYLE NASIL DİRENEYİM.
YOK, YOK ÖYLE HEMEN PES ETMEK
YAKIŞIYORMU DAMARLARINDAKİ ASİL KANA
YAKIŞIYORMU MİRAS VERDİĞİN VATANA,
TEMSİL ETTİĞİN ÜÇYÜZ MİLYONA.
SEN TÜRK OĞLUSUN YAZIKTIR İNCİTME ATANI,
GERİ ALMAK İÇİN VATANI,
BAŞIN DİK ,
GÖGSÜN İLERDE,
SESİN GÜR ÇIKAÇAK,
GÖZLERİNDEN ALEV ÇAKACAK
ELLERİN KILIÇ KUŞANACAK.
YOK, YOK ÖYLE 3-5 GÜNDE VATAN VERMEK
YEDİ ASIRLIK MİRASI TERKETMEK.
HATIRLA KENDİNDEN ÖNCEKİLLERİ HATIRLA,
NE ZORLUKLARLA ALINDI BU VATAN
SIRPSINDIĞINDA, HOÇOVADA, MOHAÇTA, KOSOVADA,NİĞBOLUDA, VARNADA.
HATIRLA SANA YAPILMAK İSTENENİ HATIRLA
MARUZ KALDIGIN İŞKENCEYİ HATIRLA
ÇEKTİĞİN ZORLUKLARI, YAŞADIĞIN SÜRGÜNÜ HATIRLA
HATIRLA Kİ SENDEN SONRAKİLERDE BİLSİN GERÇEĞİ.
ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR DERLER,
YATTIĞIMIZ YER BELLİ,
TUTTUĞUMUZ VATAN BELLİ,
SAKIN OLA TUTTUGUN VATANI BIRAKMAYASIN
ALDIĞIN MİRASI UNUTMAYASIN
YOKSA, SADECE KAYBEDİLMİŞ TOPRAKLARIN
CANLI HATIRASI KALIRSIN.
TÜRKAN
(Türkan FEVZULLAH anısına)
Benim adım Türkan,
1,5 Yaşında aktı bu kan,
Ne istediniz el kadar bebeden,
Ne yapabilirdi size, parmak kadar beden,
Ama nafile,
Sıkılacaksa ilk kurşun masum bir bebeğe,
Yazıklar olsun senin gibi devlete…
Benim adım Türkan,
1,5 Yaşında aktı bu kan,
Kalsa da bedenimde bir damla kan,
Hakka tapan Türk evladı uyan,
Şimdiye kadar ne sular aktı altımdan,
Kana kana içeceksiniz benden,
Geçeceksiniz benim geçtiğim yerden,
Bende siz gibi et ve kemikten,
İzmirli Hasan Tahsin ile
Şimdi cennet gibi bir yerden…
Benim adım Türkan,
1,5 Yaşında aktı bu kan,
Birkaç kurşun birazda mermi,
Böyle mi susturacaksınız beni,
Ben kendimi bildim bileli
Asil kandan, asil soydan, bir milletin ferdi,
Söyleyin ! size kim emir verdi ?
Öldürmeye değil öğünmeye geldim,
22 Yaşında çeşmenin başındayım,
Akan su değil, göz yaşlarım,
Siz bilemezsiniz ben ne kadar ağladım !
Koca bir madalya bedenimde
Ölü bildiniz siz beni herhalde
Bugün düşün ! yarın edersin tövbe,
Beni hisset, kendine gel ve titre…
Benim adım Türkan,
1,5 Yaşında aktı bu kan,
Nasıl bir korku bu anlayabilmeli,
Ne mutlu Türk’üm diyebilmeli,
Kırcaali’li küçücük bir kızdım,
Beni unutan herkese, çok kızdım…
Sezgin ŞEN.
TUNA BOYUNDA BİR ADA
Tuna boyunda bir ada,
İçi, sanki mezbaha
İstif istif insan dolu
Sanırsın ki mahşer yolu,
Gözlerim alev topu
Ellerim diken dolu
Sağım Rodoplu,
Solum Dobruca dolu
Yiğitler içinde, aslanlarla dolu.
Tuna boyunda bir ada,
Bekleşir insanlar için de yan yana, kol kola
Derler ki, ne olacak sonumuz hayrola
Ne olacaksa olsun gayri cenabı haktan yana
Biter elbet biter, bir gün bu çile, zülüm, işkence biter,
Biter de,
Çamur at, izi kalır
Belene de yatanın ismi kalır,
Kalmaz Hasanım kalmaz
Ne ismin, ne sanın, ne de şanın
Yerde kalmaz
Sen ki Tuna’nın kalbine sancak dikensin
İstanbul surlarındaki Ulubatlı Hasan gibisin.
Tuna boyunda bir ada,
Şimdi Türklüğü katletmekmiş moda,
Hiç beklediğiniz oldu mu eceli
Ecel gibi sizi bekleyen son geceyi,
Kavuşmak nasip olmayacak Anadolu’da bir mezraya
Vasiyetin o’dur ki, gömüleyim Anavatan’da bir mezara.
Yahu Hasan, tuhaf bir koku var bu adada
Çok güzel kokuyor
Şükür, ya rabbi şükür,
Bu koku; cennet kokusu…
Sezgin ŞEN.
SÖYLE KARDAŞ SÖYLE
Söyle kardaş söyle
Beni bölmek isteyene söyle
Kahpe yunana söyle
Bulgar zulmüne söyle
Ermeni yalanına söyle
Söyle kardaş söyle
Yedi kıtaya, dünyaya, cihana söyle
Söyle kardaş söyle
Batı emperyalistine
Amerikan siyonistine
Fransız misyonerine söyle
Söyle kardaş söyle
Beni, bilmeyenlere söyle
Birde görmeyenlere söyle
Söyle kardaş söyle
Keleşli peşmergeyi
Bitlisli Eşrefi söyle
Söyle kardaş söyle
Yetmiş milyonun sesini söyle
Söyle kardaş söyle
Rus ruletini söyle
Rum oyununu söyle
Ruhban okulunu söyle
Söyle kardaş söyle
Beni, bilmeyenlere söyle
Ufkumu görmeyenlere söyle
Söyle kardaş söyle
Muhammedi söyle, Aliyi söyle
Mevlana’yı söyle, Bektaşi’yi söyle
Yunus’u söyle, Yesevi’yi söyle
Veysel’i söyle, Mahsuni’yi söyle
Söyle kardaş söyle
Benim bilmediğimi de sen söyle
Söyle kardaş söyle
Hıristiyan vizyonuna söyle
Yahudi misyonuna söyle
Fener Rum pansiyonuna söyle
Söyle kardaş söyle
Alman vakfına söyle
Belçika mahkemesine söyle
İsviçre federasyonuna söyle
Danimarka karikatürcüsüne söyle
Söyle kardaş söyle
Kıbrıs’ta Denktaş’ı söyle
Kırım’da Tatarı söyle
Trakya’da Türk’ü söyle
Irak’ta Türkmen’i söyle
Söyle kardaş söyle
Gaziantep’imi söyle
Kahramanmaraş’ımı söyle
Şanlıurfa’mı söyle
Söyle kardaş söyle
Gazikars’ımı söyle
Yiğitinebolu’mu söyle
Gazimagosa’yı söyle
Söyle kardaş söyle
Mustafa’yı söyle , kemal’i söyle
Mustafa Kemal’i söyle
Türklüğünü söyle
Atatürkçülüğünü söyle
Söyle kardaş söyle
Beni, bilmeyenlere söyle
Namımı duymayanlara söyle
Söyle kardaş söyle
Şehidime, gazime, yetimime söyle
Böyle mi bıraktı atan !
Unuttunuz mu ? emanetti bize bu vatan.
Söyle kardaş söyle
Ne yardan geçilir ne serden
Ne bir kaleden
Ne de Çanakkale’den
Ne Kütahya’dan
Ne Sakarya’dan geçilir.
Söyle kardaş söyle
Bu beden yok olmadıkça
Bu vatan, nasıl geçilir…?
SATANDAŞ
Satılmışlara sesleniyorum satılmışlara
Vatan satmayı meslek edinen şahıslara,
Ne güzel meslek kardaş bu böyle !
İşin sırrını gel bana da söyle.
Satmam de bana satmam de
Para pul için vatan satılmaz
Çünkü parayla bu vatan alınmaz
Hele bu vatan Türk yurdu ise
Satıldığını hissederse, kimin sattığını da hissederse
Doğduğuna doğacağına pişman olursun
Türklüğe düşman olursun.
Satmam de bana satmam de
Yahudi’ye, Ermeni’ye, Yunan’a, Rum’a,
Amerikan’a, Rus’una satmam de
Yapamam deme bana sakın.
Kanı bozuklardan mısın ?
Yoksa %10 satılmışlardan mısın ?
Kusura bakma kontenjan dolu, satandaş
Senin gibi çok hain yetiştirdi bu millet; ey vatandaş
Sana son sözüm satandaş
Boş ver sen %10’luk payını
Birazcık varsa aklın 100’den10’u çıkar = 90 kalır.
Bu millet seni 90’kere boğar çıkarır.
Ama nafile satılmışsın sen, satılmış
Vatandan önce satmışsın benliğini,
Sanırsın ki alacaksın dünya zenginliğini,
Ey satandaş yok bana senin gibi arkadaş
Gelme bir daha yanıma,
Basma, kutsal saydığım toprağıma.
Adın ister aydın olsun, isterse maydın
Keşke seni düşman sanaydım.
Hangi yüzünü seversin paranın
Yazıyı mı, turayı mı ?
Hangi tür para seversin
Avroyu mu, doları mı yoksa Kuveyt dinarı mı ?
Ey satandaş, batıyorsun gözüme yavaş yavaş,
Gizleme benliğini benden
Hissetmedim mi sanıyorsun seni kendimden
Çoğu gitti azı kaldı senin gibilerden
Gidenler feryat etti,
Senin vatan diye sattığın yerden.
Zorlama kendini bu kadar vatan satacağım diye
Şöyle bir bak çevrene satabilecek neyin kaldı
Bedeninden başka.
Olsa da göğsümde
Hançer gibi yılan
Tek dostum var şu dünyada
Türk oğlu, Türk doğan.
Sezgin ŞEN.
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ !
Herkese bir pay azar azar
Herkesin tehditi kendine zarar.
Kalemlerin kimi çizer, kimi yazar,
Kimi kağıt oynar kimi de zar.
Gün gelir herkesin mayını kendine patlar
Kendi ellerinle kazdığındır sana mezar.
Tehlikenin farkında mısınız !
Yoksa tehlikenin arkasında mısınız !
Zifiri karanlığa atılan pusu
Müebbet değil bu kan uykusu,
Havada barut kokusu var, barut
İki taş sürtsen birbirine parlayacak
Kıvılcımsı bir renk alacak gökyüzünü
Al alabildiğine al, kan kana bildiğine kan
Hani Bahriye Üçok, Taner Kışlalı
Hani Uğur mumcu ve arkadaşları…
Ne içindi bunca satır makale yazı
Sebepsiz yere mi çekildi bunca acı
El kol sallıyor meçhullerin faili
Arasan bulamazsın, bulsan da asamazsın !
Aranan bir seri katil
Bazen ayin, Bazen zikir,
Beden değil fikir,
Eşkali belirsiz
Şekilden şekle giriyor edepsiz…
Hani Muammer Aksoy, Raif Karadağlı,
Hani Necip Hablemitoğlu ve arkadaşları…
Sen yaz gene, doğru bildiğini yaz
Bükme kimseye başını, eyleme naz
Ölümün rengi belli olmuyor bazen siyah, bazen beyaz.
Arasan bulamazsın, bulsan da asamazsın !
Aranan bir seri katil
Bazen ayin, bazen zikir,
Beden değil fikir,
Eşkali belirsiz
Şekilden şekle giriyor kimliksiz…
Tehlikenin farkında mısınız !
Yoksa tehlikenin arkasında mısınız !
Memleketim de bir haller var bu sene
Tuhaf olaylara gebe kaldı
Kimine sansür, kimine haciz, kimine taciz yapıldı
Beynini satanlar ırkına saldırdı
Hangi ırk affeder ki satılanları !
Sadece batının yandaşlarını kandırırsınız
Onlarda sizin gibidir, kansız…!
Tehlikenin farkında mısınız !
Yoksa tehlikenin arkasında mısınız !
Bedenler farklı, zihinler aynı
Metotlar farklı, yöntem aynı
Sualsiz sorgusuz yapılan hep aynı infaz
Kimine uyku az geldi kimine ihtiras
Hangi mahkemeye etsem itiraz;
Arasan bulamazsın, bulsan da asamazsın !
Aranan bir seri katil
Bazen ayin, bazen zikir,
Beden değil fikir,
Eşkali belirsiz
Şekilden şekle giriyor şerefsiz…
Kurtların sessizliğidir ülküyü doğuracak,
Bir yanda Irak bir yanda Kosova ve Sancak.
Koca balkan da öksüz kalmış bir uşak,
Musul’da, Kerkük’te, Erbil’de bir yasak,
Bosna da, Müslümanları kesendi bir kasap.
Kurtların sessizliğidir ülküyü doğuracak,
Kurtlar vadisine uygulanacaksa koca bir yasak,
Rtük denen koltukta oturan, ey tutsak
Kimden ne aldın, emir, ferman yada nasihat
Söyle, söyle de bileyim, kalk ayağa da boynunu göreyim.
Cıa dan mı mossad dan mı aldın emiri
Bu nasıl bir emir ki kesiyor senin dilini
Yoksa k.g.b mi yapıştı yakana
Silah mı dayadılar şakağına
Ağırlığını hissetmiyorsan oturduğun koltuğun
Kalk ta hisset, nasılmış ayakta beklemek.
Neden yasaklandı bu dizi
Kim çıkardı var olmayan ayrılıkçı bir fikri
Bu ülkede ne zamandır zincir vuruluyor hür düşünceye
Nobel ödüllü yazar, yaşar kemal ve diğerleri nerede,
Hangi emele hizmet etmektesin siyasi müdür,
Otuz milyon izledi bu diziyi, fikri hür, vicdanı hür.
Kurtların sessizliğidir ülküyü doğuracak,
Kurtlar sustukça, köpekler çoğalacak,
Susma kurdum susma haykır sende sesini,
Tüm dünya tanıyor senin nefesini.
Rtük imzalı bir karar, süresiz kaldırıldı bu yayın
İşte o vakit vadide bomba gibi patladı bir mayın
Sakın ama sakın benim vadime dokunmayın
İnanmıyorsanız, oturup, otuz milyonu tek tek sayın.
Atılan dokuz imza ve bir karar,
Kurtları yasaklamak bu kadar mı kolay
Doğacaksa bu saatten sonra bir olay
Mühürde sen de imza da, vereceğin tek bir onay.
Kırk bin insanı gitti bu vatanın,
Söyle senin var mı mezarda yatanın,
Peki bunlara kim ne diyecek,
Ateş düştüğü yeri yakar,
Bir giden bilir bir de çeken,
Geçek hayatın kendisi işte bu, kefen.
Benzemez yaptığın iş, şiş ve kebap yemek
Nasıl ki bir devlet kurumunu yönetmek,
Siyasi mi ! yoksa kişisel bir zevk,
Şimdi, kim birbirini zehirleyecek.
Nerdeydi bunca vakit aklınız
Yoksa hepiniz bugün mü uyandınız.
Olaylara teamülse bu vuku,
Nerde bu ülkenin adaleti ve hukuku.
Vücudumum bir parçasında varsa tümör,
Ben ne hastayım ne sağır nede kör ,
Üç yüz milyar dolara mal olmuş bu terör,
Anlaşılan o ki, aramızdan biri nankör !
Kim ne yapmak istiyor bu ülkeye gel de gör
Aynı su, aynı hava, aynı toprak
Beğenmiyorsan çek-git bırak
Kaldır kafanı da, bir etrafına bak,
Komşudur sana Musul, Kerkük ve Irak.
Yayınlanmamış bir ikinci bölümü,
Nasıl sansür ediyorsun,
İçindemi var senin sensör
Yoksa, önceden hareketleri mi görüyorsun.
Sansür diye dolanmış diline bir kelime,
Eğer ki buysa senin tek silahın,
Elbet benim de var, bir B planım.
Söyle hangi taraf, kimin yanındasın
Belli ki karanlık gölgelerin arkasındasın.
Anlaşılan o ki sen de emir kulusun,
Patronun ne derse, sen onu uyguluyorsun.
Boş yere geveleme ağzını ve sözünü,
Sen olduğun gibisin, değiştiremezsin ki özünü,
Yetmiş milyon gördü senin gerçek yüzünü.
Kurtların sessizliğidir ülküyü doğuracak,
Birkaç gün kalsak ta gözden ırak,
Dün olduğumuz gibi bugün de yarında biz varız,
Asil vadinin içinde akan bizim kanımız.
Bir dizi filimi dahi hazmedemeyen insanımız
Söyleyin siz hangi dilden anlarsınız
Tüküreyim mi yoksa söveyim mi ?
İnanın buna bile değmezsiniz,
Yönetim de siz,
İdare de siz,
Lakin buradan öteye gidemezsiniz…
Kurdun vadisidir son durak,
Konacaksa eğer böyle bir yasak,
Kalk kalk ayağa da bir bak,
Nasıl engellenir her gün doğuyor ise şafak…
Bırak, bırak artık, bırak, Kurdumu rahat bırak…